Öğrenmede Dikkat ve Odaklanma
Ömür boyu süren öğrenme sürecinde, edinilen bilgilerin eksiksiz, kalıcı ve kullanılabilir olması çok önemlidir. Çünkü öğrenciler bilgilerine ve öğrendiklerini kullanma kapasitelerine göre zorlu sınavlardan geçmek zorunda.
Tam ve kalıcı bir öğrenme, dersteki “dikkat yoğunluğuna” bağlıdır. Bilginin sınavda kullanılabilmesi ise okuduklarına ve gördüklerine “odaklanmayı” gerektirir.
Öğrencilerin, “Çok çalışıyorum ama olmuyor, çabuk unutuyorum, hep aynı hataları yapıyorum, soruyu yanlış okumuşum, o sözcüğü görmemişim, bildiğim soruları yanlış yapmışım…” şeklinde söylendiklerini duymuşsunuzdur. Ya da belki siz de onlardan birisinizdir. Peki öğrencilere sürekli aynı durumları yaşatan ve potansiyellerini kullanmayı engelleyen durum nedir? Evde, sınıfta ve sınavda neden sürekli odaklanma sorunu yaşanıyor ve basit hatalar hiç bitmiyor?
Günümüzde uygulanan merkezi sınavlardaki soruların çoğu dikkati ölçmektedir. Sorunun cevabı bir cümle veya paragraf içinde ya da grafik halinde veriliyor veya gözden kaçan bir rakam, bir sözcük hatta bir ek, cevabı yanlış bulmamıza neden olabiliyor. Bu yüzden gerek ders çalışırken gerekse sınavlarda soruları okurken tüm dikkatimizi toplayarak “odaklanmamız” şart.
Sürekli hareket halindeki görüntülerle birlikte odaklanma süremiz de her geçen gün azalarak sabit olan sorulara ve konulara yoğunlaşmamız zorlaşıyor. Bu da başarımızı engelliyor.
Öğrenme aşamasında bilgiler önce kısa süreli belleğe alınır. Beynimiz bu işlemi, birçok veri ve uyaran arasından birini seçerek yapar. Yani odaklandığı süre içerisindeki bilgiyi kısa süreli belleğe alır. Kısa süreli belleğe aldığı bilgileri daha sonra ihtiyaç duyduğunda kullanmak üzere uzun süreli belleğe ( hafızaya ) aktarır. Bu aktarma sırasında “odaklanma” gerçekleşmişse bilgileri uzun süreli belleğe kolaylıkla aktarabiliyor. Eğer “dikkat eksikliği” dediğimiz durum yaşanıyorsa kısa süreli bellekteki bilgilerin uzun süreli beleğe aktarılması zorlaşıyor.
Beynimizin bu işlemi sırasında ihtiyaç duyduğu “dikkat” tüm hayatımızı etkilemektedir. Öğrenme esnasında dikkati yüksek olan öğrenciler kolay ve kalıcı öğrenirken, dikkat seviyesi düşük olan ve aynı potansiyele sahip öğrenciler daha zor öğrenmekte veya sürekli çalışma ihtiyacı hissetmektedirler. Sürekli çalışmak zorunda olmak da bir müddet sonra isteksizlik ve yorgunluğa sebep olmaktadır.
Ders çalışırken veya sınav anında yaşadığımız kısa süreli dikkatsizliğin faturasını nasıl ödüyoruz? Bazen 1 yıl bazen de 4 yılımıza mal olabiliyor, emeklerimiz boşa gidiyor.
Başaran Yayınlarında çıkan dikkati geliştirme kitaplarında yer alan soruların tamamı odaklanma sürenizi artırarak bildiğiniz tüm soruları doğru yapmanıza yardımcı olacaktır. Kitaplardaki sorular, egzersizler ve etkinlikler ayrıntılarını ve benzerliklerini fark etmenizi, görsel ve işitsel hafızanızı, ince motor becerilerinizi geliştirmenizi sağlayacaktır.
El göz koordinasyonunuzu geliştirme, dikkatinizi sürdürme; yargılama, yorumlama, sentez etme becerilerinizi geliştirme fırsatı bulacaksınız. Özenle seçilen ve dikkatle hazırlanan bu etkinlikler; parça bütün ilişkisini görmeyi, organizasyonu, üç boyutlu algıyı, karşılaştırma becerilerini, kısa ve uzun süreli hafızayı etkin kullanmayı da kolaylaştıracaktır. Sınavlarda dikkat eksikliğine bağlı olarak yapabileceğiniz tüm hataları önceden görmenizi sağlayacaktır.